Ceza Hukuku

İnfaz Hukukunda Ceza ve Süre Hesaplamaları: Yatar Hesabı, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik Rejimi

⚖️
Sırtoğlu Hukuk Bürosu
Ankara Barosu
5 Ekim 2026 • 7 dk okuma
◆
“

Kesinleşen hapis cezalarında fiilen cezaevinde geçirilecek sürelerin tespiti ele alınmakta; koşullu salıverilme oranları, tekerrürün infaza etkisi ve denetimli serbestlik uygulamaları açıklanmaktadır. Ayrıca suç tarihine göre tanınan geçici infaz avantajları, tutukluluk mahsubu ve süre belgesindeki hesaplama hatalarına karşı başvurulabilecek hukuki yollar ana hatlarıyla özetlenmektedir.

Ceza muhakemesi sürecinin mahkûmiyet hükmüyle neticelenmesi ve kararın kesinleşmesi, ceza adaletinin nihayete erdiği anlamına gelmez; aksine cezanın bireyselleştirildiği ve hürriyetin fiilen sınırlandığı infaz evresini başlatır. İnfaz hukukunun en teknik boyutunu teşkil eden ve uygulamada yatar hesabı olarak adlandırılan süreç, hükümlünün kapalı ve açık ceza infaz kurumunda geçireceği net süreyi, dış dünyaya uyumunu sağlayan denetimli serbestlik aşamasını ve bihakkın tahliye tarihini belirler. Cumhuriyet başsavcılığı bünyesindeki infaz savcılığınca düzenlenen müddetname (süre belgesi) üzerinden yürütülen bu hesaplamalar; suçun işlendiği tarihe, suç tipine, kanunda öngörülen infaz rejimine, failin mükerrirlik statüsüne ve cezaevindeki iyi hâl değerlendirmesine doğrudan bağlıdır. •Koşullu Salıverilme Kurumu ve Kanuni İnfaz Oranları Koşullu salıverilme, hükümlünün ceza infaz kurumundaki süresini iyi hâlli olarak geçirmesi şartıyla, kanunda öngörülen süreyi tamamlamasının ardından tahliye edilmesini ve geri kalan cezasını toplum içinde gözetim altında çekmesini sağlayan temel bir infaz kurumudur 1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 107 uyarınca, süreli hapis cezalarında genel infaz oranı yarısı (1/2) olarak uygulanır 1. Bu genel oran gereğince, kural olarak süreli hapis cezasına mahkûm edilen kişi, cezasının yarısını iyi hâlli olarak infaz kurumunda geçirdiğinde koşullu salıverilme hakkına kavuşur Genel kuralın yanı sıra kanun koyucu, suçun niteliğini ve toplumsal tehlikelilik derecesini dikkate alarak bazı suç tipleri için ağırlaştırılmış oranlar öngörmüştür 1. Kasten öldürme suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet, cinsel taciz ve cinsel saldırının temel şekli, özel hayatın ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçlarından mahkûm olanlar bakımından koşullu salıverilme oranı üçte iki (2/3) olarak uygulanır 1. Buna karşılık nitelikli cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişkinin nitelikli hâlleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda infaz oranı dörtte üç (3/4) olarak dikkate alınır 14. Ömür boyu hapis cezalarında ise oran yerine mutlak süreler geçerlidir 1. Tek bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar kural olarak otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ise yirmi dört yılını infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler 1. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süreler ağırlaştırılmış müebbet için otuz altı yıl, müebbet hapis için otuz yıl olarak tatbik edilir 1. Hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği her bir günün koşullu salıverilme hesabında iki gün olarak kabul edilmesi ise çocuk failler lehine getirilmiş emredici bir mahsup kuralıdır 1. •Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Tekerrürün Hesaba Etkisi Failin önceden işlediği bir suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyeti bulunmasına rağmen yeniden suç işlemesi durumunda uygulanan tekerrür kurumu, infaz rejimini doğrudan ağırlaştıran özel bir statü oluşturur. 5275 sayılı Kanun m. 108 çerçevesinde mükerrirlere özgü infaz rejimi işletildiğinde, süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı kural olarak üçte iki (2/3) seviyesine yükseltilir 4. Şayet mahkûmiyete konu suçun kendi yalın koşullu salıverilme oranı zaten 2/3'ten fazla ise—örneğin uyuşturucu ticareti veya terör suçlarında olduğu gibi 3/4 ise—yüksek olan oran aynen tatbik edilir 4. Kanun koyucu tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan önceki cezanın en ağırından fazla olamayacağını hükme bağlayarak bir sınır getirmiştir 4. Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması hâlinde ise süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç (3/4) olarak uygulanır 4. Mükerrir hükümlüler açısından bir diğer kritik aşama, koşullu salıverilme sonrasında ya da cezanın tamamen infaz edilmesinin ardından işletilen denetim süresidir 4. İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından itibaren başlamak üzere en az bir yıl süreyle denetim süresi belirlemek zorundadır; bu süre infaz hâkimi takdiriyle en fazla beş yıla kadar uzatılabilir 4. •Denetimli Serbestlik Tedbiri ve Ceza İnfaz Kurumundan Tahliye Denetimli serbestlik, hükümlünün dış dünyaya uyumunu kolaylaştırmak, ailevi ve sosyal bağlarını sürdürmesini sağlamak amacıyla koşullu salıverilme tarihinden önceki belirli bir süreyi cezaevi dışında, toplum içinde gözetim ve yükümlülükler altında geçirmesine imkân tanıyan bir infaz yöntemidir 2. 5275 sayılı Kanun m. 105/A uyarınca, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi üzerine denetimli serbestlik kararı verilebilir 2. Bu imkândan faydalanabilmek için hükümlünün yalnızca açık kurumda bulunması yeterli olmayıp, beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini (1/10) ceza infaz kurumunda fiilen çekmiş olması gerekir 2. Kanun, dezavantajlı gruplar için bu genel süreyi genişletmiştir: Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler koşullu salıverilmelerine iki yıl veya daha az süre kala, ağır hastalık, engellilik veya kocama sebebiyle yaşamını yalnız sürdüremeyeceğini Adli Tıp Kurumu raporuyla belgeleyen hükümlüler ise koşullu salıverilmelerine üç yıl veya daha az süre kala denetimli serbestlikten yararlanabilmektedir 2. Öte yandan, adli para cezasının ödenmemesi sebebiyle doğrudan hapse çevrilen cezalar bakımından denetimli serbestlik uygulanması kanunen mümkün değildir 2. •31 Temmuz 2023 Tarihli Geçici Düzenleme ve Uygulama Alanı İnfaz hukukunda suç tarihine göre yapılan kademelendirmelerin en somut örneği, 5275 sayılı Kanun Geçici Madde 10 düzenlemesidir 3. Bu düzenleme, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar bakımından hem açık cezaevine ayrılma hem de denetimli serbestlikten erken yararlanma noktasında kapsamlı avantajlar getirmiştir 3. Düzenlemenin kapsamı belirlenirken kasten öldürme suçlarının belirli nitelikli hâlleri, deprem nedeniyle meydana gelen bina yıkımları sonucu oluşan ölümler, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, devlet sırlarına ve anayasal düzene karşı suçlar, terör suçları ve örgütlü suçlar açıkça istisna tutulmuştur 3. İstisna kapsamı dışındaki suçlar bakımından; toplam hapis cezası on yıldan az olan hükümlüler kapalı ceza infaz kurumunda bir ayını, on yıl ve daha fazla olanlar ise üç ayını geçirip açık kuruma ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalmışsa açık cezaevine geçmeye hak kazanırlar 3. Bu şartları sağlayan hükümlüler ile halihazırda açık kurumda bulunanlar, en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmak şartıyla, yasal denetimli serbestlik süresinden üç yıl erken yararlandırılır 3. Dolayısıyla genel bir yıllık denetimli serbestlik süresi, bu geçici düzenleme kapsamındaki mahkûmlar için fiilen dört yıla kadar genişlemektedir 23. •Müddetnamenin Tanzimi, Mahsup İşlemleri ve Hukuki Denetim Ceza ve infaz sürelerinin somutlaştırılması, Cumhuriyet savcısının tanzim ettiği müddetname ile gerçekleşir. İnfaz bürosunca hazırlanan bu belgede cezanın başlangıç tarihi, bihakkın tahliye tarihi, koşullu salıverilme tarihi ve denetimli serbestliğe hak kazanılan tarih tek tek gösterilir. Hesaplama yapılırken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 63 hükmü uyarınca, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti kısıtlayan tüm gözaltı, tutukluluk veya adli kontrol (özellikle konutu terk etmeme tedbirinin iki gününün bir gün sayılması) süreleri bihakkın ve koşullu salıverilme tarihlerinden gün hesabı yapılarak mahsup edilir. Müddetname içeriğinde uygulanacak infaz oranının yanlış seçilmesi, tekerrür hükümlerinin hatalı değerlendirilmesi, suç tarihinin 31 Temmuz 2023 düzenlemesi açısından yanlış esas alınması veya mahsup sürelerinin eksik hesaplanması doğrudan kişi hürriyetinin haksız yere kısıtlanması sonucunu doğurur. Bu tür hesaplama ve nitelendirme hatalarına karşı, ilgililerin müddetnamenin tebliğinden itibaren 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu hükümleri çerçevesinde infaz hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunma ve kararın tefhimi veya tebliğinden itibaren itiraz yoluna başvurma hakkı mevcuttur. Mevzuatın dinamik ve istisnalarla örülü yapısı karşısında infaz hesabı, her dosyanın suç tarihi, suç tipi ve geçmiş mahkûmiyet kayıtları özelinde ayrıntılı bir matematiksel ve hukuki denetimden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Detaylı bilgi için iletişime geçiniz.
← Tüm Makalelere Dön